Atığı Kaynak Olarak Görmek: Metyx’in Sürdürülebilir Kompozit Yaklaşımı
ATIĞI KAYNAK OLARAK GÖRMEK: METYX’İN SÜRDÜRÜLEBİLİR KOMPOZİT YAKLAŞIMI
Esra YAZDIÇ DEMİR – TTGV Kurumsal İletişim ve Medya Yöneticisi
Döngüsel ekonomi yaklaşımı, sanayi üretiminde atıkların yeniden değer zincirine kazandırılmasını giderek daha kritik hale getiriyor. Kompozit malzeme teknolojilerinde faaliyet gösteren METYX, üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkları farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürmeye yönelik çalışmalarıyla bu dönüşüme önemli katkılar sunuyor. TTGV Eko-Üretim Programı kapsamında yürütülen çalışmalar da bu yaklaşımın sistematik bir yapıya kavuşmasına destek oluyor. METYX Fabrikalar Direktörü Çağatay Başdoğan ile sürdürülebilir malzeme teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları, döngüsel üretim yaklaşımı ve atığın geleceğini konuştuk.
METYX olarak atığı değerli kılan bütüncül bir iş yapıyorsunuz. Bir firmanın atığı başka bir firmanın ürününe dönüşüyor. Bu sürece yönelmek nasıl aklınıza geldi?
Kompozit malzeme, iki veya daha fazla farklı malzemenin güçlü özelliklerinin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan ve tek başına hiçbirinin sağlayamayacağı performansı sunan yeni bir yapı anlamına gelir. Farklı özelliklerin birleşmesiyle daha güçlü, daha dayanıklı ve daha verimli malzemeler ortaya çıkar. Aslında sürdürülebilir üretime bakış açımız da tam olarak bu prensibe dayanıyor.
Biz farklı paydaşların bilgi birikimini, farklı sektörlerin ihtiyaçlarını ve üretim süreçlerinde ortaya çıkan kaynakları bir araya getirerek daha yüksek katma değerli ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlamda kompozit bizim için yalnızca bir malzeme değil, aynı zamanda iş yapma biçimimizi anlatan güçlü bir metafor.
Bu bakış açısıyla üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkları yalnızca yönetilmesi gereken bir çıktı olarak görmüyor; doğru teknoloji, doğru iş birlikleri ve doğru yaklaşım ile yeni değere dönüşebilecek stratejik bir kaynak olarak yaklaşıyoruz. Bir üretim sürecinde ortaya çıkan bir atığın farklı bir sektör için yeni bir ürüne dönüşmesi, sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın en somut göstergelerinden biri.
Bu yaklaşımın kurum içinde sistematik bir yapıya kavuşması ise 2023 yılında gerçekleştirilen strateji toplantılarıyla başladı. O yıl sürdürülebilirlik, şirketin uzun vadeli yönünü belirleyen temel başlıklardan biri olarak yeniden ele alındı ve sürdürülebilir ürünler yaklaşımı stratejik yol haritasının merkezine yerleştirildi. Böylece atıkları katma değerli ürünlere dönüştürmeye yönelik çalışmalar kurumsal ölçekte yapılandırılmış bir dönüşüm sürecine dönüştü.
Şirket içinde operasyonel mükemmeliyeti hedefleyen MORE – METYX Operational Excellence System altında farklı inisiyatifler yürütülmekte. Bu yapı kapsamında sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı yeni ürün geliştirme yaklaşımını benimsiyoruz. Temel hedefimiz; üretim süreçlerini daha verimli hale getirirken, atıkları kaynağında ayrıştırmak ve Ar-Ge çalışmalarıyla bu atıkları döngüsel ekonomi içinde yenilikçi ürünlere dönüştürmek.
Bu süreçte TTGV Eko-Üretim Programı da önemli bir rol oynadı. Program sayesinde atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi daha sistematik bir metodoloji ile ele alınabildi ve farklı paydaşlarla yeni uygulama alanları geliştirme fırsatı doğdu. Cam elyaf, PET köpük ve balsa gibi üretim atıkları teknik ve ekonomik açıdan analiz edilerek farklı sektörlerde değerlendirilebilecek kullanım alanları araştırıldı. Bu çalışmalar balsa atıklarının biyokompozit malzemelerde değerlendirilmesine yönelik uygulamaların önünü açtı.
Elde edilen bilgi birikimi daha sonra farklı Ar-Ge projeleriyle genişletildi. Bu kapsamda bir TÜBİTAK 1832 – Sanayide Yeşil Dönüşüm projesi, bir EUREKA projesi ve üniversitelerle yürütülen TÜBİTAK 2209-B projesi hayata geçirildi.
Sistematik ve ölçülebilir bir katalizör
TTGV Eko-Üretim Programı’nın yaptığınız uygulamalara etkisi ne oldu?
TTGV Eko-Üretim Programı bizim için atıkları katma değerli ürünlere dönüştürme yaklaşımını daha sistematik ve ölçülebilir bir çerçeveye taşıyan önemli bir katalizör oldu. METYX olarak sürdürülebilir ürünler ve atık değerlendirme konusunda zaten güçlü bir vizyona sahiptik; ancak program bu yaklaşımı daha güçlü bir metodoloji ile ele almamıza yardımcı oldu.
Programın en önemli katkılarından biri, üretim atıklarını yalnızca teknik açıdan değil; ekonomik fizibilite, mevzuat uyumu ve potansiyel uygulama alanları açısından da değerlendirmemizi sağlayan bir analiz disiplini kazandırması oldu.
Bunun yanında farklı sektörlerden paydaşların bir araya gelmesini sağlayan güçlü bir iş birliği ortamı oluştu. Bu sayede atıkların yeni kullanım alanlarını yalnızca kendi üretim perspektifimizle değil, farklı sektörlerin ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirme fırsatı bulduk. Programın sağladığı görünürlük ve oluşturduğu ekosistem de sonrasında başlatılan ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinin gelişimine önemli katkı sağladı.
Bu süreçte TTGV’nin program kapsamındaki yönlendirici yaklaşımı ve oluşturduğu iş birliği ortamı belirleyici bir rol oynadı. Proje sürecinde bilimsel danışmanlığı ve özellikle sürdürülebilir malzeme teknolojileri ile biyokompozit uygulamaları konusundaki değerli katkıları için Prof. Dr. M. Özgür Seydibeyoğlu’na; teknik analizler ve değerlendirme çalışmalarındaki destekleri için GTE Karbon Sürdürülebilir Enerji Eğitim Danışmanlık ekibine ayrıca teşekkür ederiz. Bu katkılar, geliştirdiğimiz yaklaşımın bilimsel ve uygulamalı yönlerinin güçlenmesine önemli katkı sağladı.

Geri dönüştürülmüş atığın önemi nedir?
Geri dönüştürülmüş atık bizim için hem çevresel sorumluluk hem de ekonomik değer yaratma açısından büyük önem taşıyor. Kompozit malzemelerin üretimi, kaynakların etkin ve verimli kullanımını gerektiren süreçler içeriyor. Bu nedenle üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünlerin ve proses atıklarının yeniden ekonomiye kazandırılması sürdürülebilir üretim yaklaşımımızın önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu kapsamda özellikle cam elyaf, PET ve balsa atıkları üzerinde yoğunlaşıyor ve bu malzemelerin farklı sektörlerde değerlendirilebilecek potansiyel uygulama alanlarını araştırıyoruz.
Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri TÜBİTAK 1832 – Sanayide Yeşil Dönüşüm Programı kapsamında yürüttüğümüz projelerden biri oldu. Bu projede PET ve cam elyaf üretim atıkları kullanılarak frigorifik araçlarda kullanılabilecek yeni bir core malzeme geliştirildi. Çalışma sonucunda Ar-Ge merkezimiz yeni bir patente imza attı.
Bir diğer örnek ise TTGV Eko-Üretim Programı kapsamında geliştirilen balsa atığı uygulaması oldu. Bu çalışmada geri dönüştürülmüş balsa içeren bir kompozit hammadde geliştirilerek kozmetik sektörüne yönelik bir ambalaj uygulaması ortaya çıkarıldı. Böylece rüzgâr enerjisi sektöründe kullanılan bir kompozit malzemenin üretim atığı farklı bir sektörde katma değerli bir ürüne dönüşmüş oldu.
Akıllı paletler...
Ar-Ge çalışmalarınızda öncelik verdiğiniz teknolojik alanlar nelerdir?
Ar-Ge çalışmalarımızın merkezinde sürdürülebilir malzeme teknolojileri yer alıyor. Bu kapsamda özellikle geri dönüştürülebilir yapıları nedeniyle termoplastik kompozit sistemleri önemli bir odak alanı oluşturuyor. Bu alandaki yatırımlarımızı tamamladık ve stratejik kararlarımızı üretim yatırımlarına dönüştürdük.
Atıkların yeniden değerlendirilmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Bu kapsamda yürüttüğümüz “CO₂ Gazı Ayrıştırma ile PET Köpük Geri Dönüşümü ve Sürdürülebilir Elyaf Üretimi” projemiz Sustainable Business Awards 2024’te Atık Yönetimi kategorisinde birincilik ödülü aldı.
Akıllı kompozit palet projemiz METYPAL®, cam elyaf üretim atıklarının palet takozlarında, kompozit üretim atıklarının ise paletin profil yapılarında yeniden değerlendirilmesini sağlayan yenilikçi bir çözüm sunuyor. RTLS teknolojisi ile izlenebilir hale getirilen bu paletler, üretim atıklarının yüksek katma değerli bir lojistik ürününe dönüşmesine ve döngüsel üretim yaklaşımının somut bir uygulamasına örnek oluşturuyor.
Yenilenebilir enerji alanında geliştirdiğimiz Vehicle Integrated PV Panel uygulaması ise kompozit laminat yapının güneş enerjisi üreten bir yüzeye dönüşmesini sağlayan yenilikçi bir çözüm sunuyor. Bu proje JEC World Innovation Awards 2026’da Renewable Energy kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.
Karbon ayak izinizi nasıl yönetiyorsunuz?
Karbon ayak izi yönetimi sürdürülebilirlik stratejimizin temel unsurlarından biri. Sera gazı emisyonlarımızı GHG Protocol metodolojisine uygun şekilde ölçüyor ve düzenli olarak izliyoruz. 2024 ve 2025 verileri karşılaştırıldığında yaklaşık %5 oranında bir iyileşme sağladık.
Macaristan fabrikamızda kurduğumuz güneş enerjisi santrali sayesinde 2025 yılında önemli bir emisyon azaltımı sağlandı. Türkiye operasyonlarımız için de yeni bir GES yatırımı planlıyoruz.
Değer zinciri emisyonlarını da karbon yönetim sistemimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu kapsamda tedarikçi veri toplama süreçlerini güçlendiriyor ve lojistik kaynaklı emisyonları daha detaylı analiz ediyoruz.
Bu çalışmaların dikkat çekici örneklerinden biri METYPAL® kompozit palet uygulaması oldu. Bu sistem sayesinde üç yıllık bir operasyon sürecinde 78.000 adet ahşap palet yerine yalnızca 2.600 kompozit palet kullanıldı. Böylece 2.184 ton odun atığının oluşumu önlenirken yaklaşık 404 ton CO₂ emisyon azaltımı sağlandı.
Sürdürülebilir kompozit çözümler konusunda yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?
METYX olarak sürdürülebilir kompozit teknolojilerini yalnızca Ar-Ge konusu olarak değil, endüstriyel ölçekte uygulanabilir ürün ailelerine dönüştürmeye odaklanıyoruz. Bu kapsamda geliştirdiğimiz METYTAPE®, METYPLY® ve METYPAN® markalarından oluşan termoplastik kompozit ürün ailemiz geri dönüştürülebilir yapıları ve düşük karbon ayak izi potansiyelleri ile sürdürülebilir ürün yaklaşımımızla uyumlu çözümler sunuyor.
Bunun yanında balsa atıklarının biyobazlı kompozit yapılarda değerlendirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütüyor, doğal elyaf ve biyobazlı reçineler kullanılarak geliştirilen kompozit yapılar üzerinde çalışıyoruz.
Yaklaşık %40 geri dönüştürülmüş içerik barındıran METYPAL® akıllı kompozit palet projemiz ise kompozit üretim atıklarının katma değerli bir ürüne dönüşmesine ve döngüsel ekonomi yaklaşımının tedarik zinciri içinde uygulanmasına önemli bir örnek oluşturuyor.

